YAPI DENETİM HİZMETLERİNDE KDV TEVKİFATI UYGULAMASI

 

 

MDERGI/8832A.025

 

(Ocak 2012 Sayı 97)

 

YAPI DENETİM HİZMETLERİNDE KDV TEVKİFATI UYGULAMASI

 

Hüseyin SARIBUĞDAY (İç Denetçi)

A. Yapı Denetim Hizmetlerine İlişkin Yasal Kriterler

Yapı Denetimi Hakkında Kanun (YDHK) ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Yapı Denetimi Uygulama Usul ve Esasları Yönetmeliği 13.08.2001 tarihinde yürürlüğe girmiş, söz konusu kanunun uygulanmasına 19 pilot ilde (Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bolu, Bursa, Çanakkale, Denizli, Düzce, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ ve Yalova) başlanılmıştır. Daha sonra, Yapı Denetimi Uygulama Usul ve Esasları Yönetmeliği yürürlükten kaldırılarak, yerine 05.02.2008 tarihinden itibaren Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği (YDUY) yürürlüğe konulmuştur. 19 pilot ilde devam eden uygulamanın, 2010/624 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı tüm illerde uygulanmasına başlanılmıştır. ile 01.01.2011 tarihinden itibaren YDHK’nın 1. maddesinde yapı denetim kuruluşu, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’ndan (644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname    ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı) aldığı izin belgesi ile münhasıran yapı denetimi görevini yapan, ortaklarının tamamı mimar ve mühendislerden oluşan tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. YDHK kapsamına giren her türlü yapı; yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabi olup, yapı denetim hizmeti, yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülmektedir.

YDHK’nın 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 5. maddesine göre; yapı denetimi hizmeti için yapı denetim kuruluşuna ödenecek hizmet bedeli, yapı denetimi hizmet sözleşmesinde belirtilir. Bu bedel, yapı yaklaşık maliyetinin % 1,5’inden az olamaz. Hizmet bedeli oranı, yapım süresi iki yılı aşan iş için yıllık % 5 artırılır ve yapım süresi iki yıldan daha az olan işler için yıllık % 5 azaltılır. Bu bedele, katma değer vergisi ile yapı denetim kuruluşu tarafından talep edilen ve taşıyıcı sisteme ilişkin olmayan malzeme ve imalatlar konusunda yapı müteahhidince yaptırılacak olan laboratuvar deneylerinin masrafları dahil değildir. Yapı denetim kuruluşu, yapı sahibinden başka bir ad altında, ayrıca hiçbir bedel talebinde bulunamaz.

Yapı denetim hizmet bedeli, yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedellerinin ödenmesinde kullanılmak üzere yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılır. Yatırılan tutarların % 1’i ruhsatı veren idarenin, % 1’i Bakanlık bünyesinde bulunan döner sermaye işletmesinin hesabına aktarılır.

Hizmet bedellerinin tespiti ve ödenmesi esasları, YDUY’nin altıncı bölümünde belirlenmiştir. Söz konusu bölümde yer alan bilgiler ışığında, yapı denetim hizmetlerinin tespiti ve ödenmesi sürecinde, sırasıyla aşağıdaki aşamalar bulunmaktadır;

 

  • Yapı denetim hizmet bedelinin tespit edilmesi: Yapı denetim hizmeti için yapı denetim kuruluşuna ödenecek hizmet bedellerine esas oranlar, aşağıdaki cetvelde belirlenen asgari hizmet bedelleri oranlarından az olmamak şartıyla, projenin özellikleri ile yapının bulunduğu bölgenin fiziki, ekonomik ve sosyal özellikleri dikkate alınarak, yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilecek sözleşmede (Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği, md. 26/1)

Yapı Denetimi Hizmet Bedeline Esas Oranlar Cetveli

|———–|——————-|

| | |
|Hizmet |Asgari Hizmet |
|Süresi |Bedeli Oranı (%) |

|———–|——————-|

|0-6 ay        |             2.57      |

|———–|——————-|

|1 yıl         |             2.71      |

|———–|——————-|

|1,5 yıl       |             2.85      |

|———–|——————-|

|2 yıl         |             3.00      |

|———–|——————-|

|2,5 yıl       |             3.30      |

|———–|——————-|

|3 yıl         |             3.63      |

|———–|——————-|

|3,5 yıl       |             3.99      |

|———–|——————-|

|4 yıl         |             4.39      |

|———–|——————-|

|4,5 yıl       |             4.83      |

|———–|——————-|

|5 yıl         |             5.31      |

|———–|——————-|

 

Yapı denetim hizmet bedeli, yapı yaklaşık maliyeti ile hizmet bedeline esas oranın çarpımı suretiyle bulunmaktadır. Yapı yaklaşık maliyeti, Bakanlık tarafından her yıl yayımlanan Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ’de belirlenen birim maliyetinin yapı inşaat alanı ile çarpımından bulunur. (Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği, md.26/3)

 

  • İlgili idare (Belediye ve mücavir alan sınırları içindeki uygulamalar için büyükşehir belediyeleri ile diğer belediyeleri, bu alanlar dışında kalan alanlarda valilikleri, yapı ruhsatı ve kullanma izin belgesi verme yetkisine sahip diğer idareleri) adına bankada yapı denetim hesabı açılması: Kanun ile öngörülen hizmet bedellerini karşılamak üzere, ilgili idare adına bankada bir yapı denetim hesabı açılır.
  • Yapı denetimi hizmet sözleşmesi ile belirlenen hizmet bedellerinin, yapı sahibi tarafından bu hesaba yatırılması: Toplam inşaat alanı bin m2’nin üzerindeki yapıların yapı denetimi hizmet bedelleri, yapı sahibinin tercihine göre, defaten veya YDUY’nin 27/2. maddesinde yer alan tabloda gösterilen yapı seviyelerine uygun olarak belirlenmiş taksitler halinde veya kısmi taksitler halinde hesaba yatırılır. Ödeme makbuzunun bir sureti yapı sahibi tarafından ilgili idareye ve yapı denetim kuruluşuna verilir.
  • İlgili idarenin onayının alınmasından sonra, yapı denetim hizmet bedellerinin, ilgili yapı denetim kuruluşuna ödenmesi: Yapı denetim kuruluşu tarafından, yapının YDUY’nde belirtilen orandaki kısmının tamamlanmasını müteakip, yine YDUY’nin ekinde örneği yer alan hakediş raporu düzenlenir ve ilgili idareye sunulur. İlgili idare tarafından yapının tamamlanmış bölümlerine ait belgelerde, gerekli kontroller yapıldıktan sonra, herhangi bir eksiklik veya kusur yok ise, başvuru tarihinden itibaren en geç yedi iş günü içinde, yapının ilgili bölümüne ait hizmet bedeli, yapı denetim kuruluşuna ödenir.

Yapı denetim hizmet bedelinin ödenebilmesi için, ilgili idarece, yapı denetim kuruluşundan; YDUY ve ilgili diğer yasal düzenlemeler uyarınca bazı belgeler istenilmektedir. Mevcut belgeler arasında, yapı denetim kuruluşu tarafından, yapı sahibi adına düzenlenen fatura da istenilmektedir. Fatura bedeli, yapının ölçülebilir seviyesine uygun şekilde düzenlenmelidir. Düzenlenen faturada; yapı sahibi, sorumlu tayin edilen kuruluşlardan birisi veya KDV mükellefi ise, makalemizin bir sonraki bölümünde anlatılacak olan yasal mevzuat uyarınca KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir.

B. Yapı Denetim Hizmetlerinde KDV Tevkifatı Uygulaması

 

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9/2. maddesinde; gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Maliye Bakanlığı’na yetki verilmiştir.

93 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile 01.02.2005 tarihinden itibaren yapı denetim kuruluşlarının sunmuş oldukları yapı denetim hizmetleri tevkifat kapsamına alınmıştır. Yapı denetim hizmetlerinin KDV tevkifatına tabi tutulması zorunluluğu, 91 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin “Danışmanlık ve Denetim Hizmetleri” başlıklı A/5-f bölümünün son paragrafına ekleme yapılmak suretiyle gerçekleştirilmiştir.

Yapı denetim hizmetlerinde dikkate alınması gereken temel yasal kriter olan, 91 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nde ve ilgili diğer tebliğlerde yer alan bazı hususlar, kısaca aşağıda açıklanmıştır;

-Yapı denetim kuruluşları tarafından, sorumlu tayin edilen kuruluşlara ,     ve KDV mükelleflerine   verilen yapı denetim hizmetlerinin, KDV tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Sorumlu tayin edilen kuruluşlar arasında sayılmayanlar ile KDV mükellefi olmayanlar, KDV tevkifatı yapmayacaklardır.

  • Yapı denetim hizmetleri, danışmanlık ve denetim hizmetleri kapsamında değerlendirildiğinden, KDV tevkifatı oranı % 50 (99 Seri No’lu KDV Genel Tebliği ile 1/2) olarak belirlenmiştir.
  • Yapı denetim hizmetlerinin bedeli, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun maddesinde yer alan, fatura düzenleme sınırını (402 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği      ile 01.01.2011 tarihinden itibaren 700,00 TL) aşmıyorsa, KDV tevkifatı yapılmayacaktır.
  • Sorumlu tayin edilen kurum ve kuruluşlar ile KDV mükellefiyeti bulunan yapı sahipleri adına düzenlenen faturalarda gösterilen katma değer vergisi tutarı üzerinden, 1/2 oranında KDV tevkifatı yapılmalı, yapılan KDV tevkifatı, yapı sahiplerince 2 no’lu KDV beyannamesi ile (Genel bütçeli kurumlar hariç) beyan edilip ödenmelidir.

C. Özellik Arz Eden Hususlar

Bu bölümde, yapı denetim hizmetleriyle ilgili karşılaşılan bazı durumlarda, KDV tevkifatı yapılıp yapılmayacağına ilişkin çeşitli bilgiler, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın özelgeleri ışığında verilmeye çalışılacaktır.

  • Kamu yararına çalışan derneklere (10/2/1953 tarih ve 4/169 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kamuya yararlı dernek olduğunun onanması şartıyla), Yapı Denetim şirketleri tarafından,

“bedelsiz” olarak verilen yapı denetimi hizmeti katma değer vergisinden istisnadır.

  • Konut yapı kooperatiflerinin gerçek usulde KDV mükellefiyetinin bulunması halinde, yapı denetim hizmetleri nedeniyle, yapı denetim şirketlerine yapılan ödemelerin 1/2 oranında tevkifata tabi tutulması, gerçek usulde KDV mükellefiyetinin bulunmaması halinde yapılacak olan ödemelerin tevkifata tabi tutulmaması gerekmektedir.
  • Yapı denetim hizmeti verilen arsa üzerindeki gerçek/tüzel kişi arsa sahiplerinden KDV mükellefiyeti bulunanların, söz konusu hizmete ilişkin düzenlenecek faturalarda yer alan KDV’yi 1/2 oranında tevkifata tabi tutarak, 2 No.lu KDV Beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan etmeleri Ancak iktisadi işletmelere dahil olmayan inşaatlar için verilen yapı denetim hizmetlerinde KDV tevkifatı yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
  • İlgili idareler tarafından bizzat satın alınmayan yapı denetim hizmetlerine ilişkin bedellerin, sözü edilen idareler adına açılan hesaplardan ödenmesi nedeniyle, bu idarelerin hizmet bedelleri üzerinden hesaplanan KDV yi tevkifata tabi tutmaları söz konusu değildir.

D. Uygulamada Karşılaşılan Sorun ve Çözüm Önerisi

Yapı denetim kuruluşuna, yapının ilgili bölümüne ait hizmet bedelinin, ilgili idare (Belediye ve mücavir alan sınırları içindeki uygulamalar için büyükşehir belediyeleri ile diğer belediyeleri, bu alanlar dışında kalan alanlarda valilikleri, yapı ruhsatı ve kullanma izin belgesi verme yetkisine sahip diğer idareleri) tarafından açtırılan yapı denetim hesabından ödenebilmesi için, usulüne uygun olarak düzenlenmiş faturanın da bulunması gerekmektedir. Fatura, yapı sahibi adına düzenlenmeli, yapı sahibinin KDV mükellefi olması durumunda 99 Seri No’lu KDV Genel Tebliği uyarınca, 1/2 oranında KDV tevkifatı yapılmalıdır.

Uygulamada, yapı sahibinin KDV mükellefi olup olmadığının ilgili idare tarafından tespiti mümkün olmamaktadır. Yapı denetim firması tarafından düzenlenen faturada, KDV tevkifatı yapılması durumunda, yapı sahibinin KDV mükellefi olduğu, KDV tevkifatı yapılmaması durumunda ise yapı sahibinin KDV mükellefi olmadığı düşünülmektedir.

Yapı denetim firmasının KDV tevkifatı yapması gerekip de, yapmaması durumunda, ilgili idarenin de (Yapı denetim hesabında bloke edilen hizmet bedelini, gerekli kontrollerden sonra yapı denetim kuruluşuna ödenmesini sağladığı için), bu durumdan doğan bir sorumluluğunun olup olmadığı tartışılmaktadır.

Yapı denetim firmalarının, KDV tevkifatı uygulamasında gerekli hassasiyeti göstermelerini temin etmek adına, ilgili idarelerden bazılarının birtakım önlemler aldığı da görülmektedir.

Örneğin, yapı denetim firmasından, yapı sahibinin KDV mükellefi olmadığına dair bir taahhütname alınması gibi. Ancak, bu uygulamalar konusunda tüm ilgili idarelerce geliştirilmiş, standart bir uygulama bulunmamaktadır.

Bu durumda, KDV mükellefi olmasına rağmen, 1/2 oranında KDV tevkifatını uygulamayan, dolayısıyla da sorumlu sıfatıyla 2 no’lu KDV beyannamesi ile de beyan etmeyen yapı sahiplerinin olması kuvvetle muhtemeldir.

Maliye Bakanlığı tarafından, yapı denetim hizmeti verilen yapı sahiplerinin KDV mükellefi olup olmadıklarını tespit etmeye yönelik birtakım düzenlemeler getirilmesi faydalı olacaktır.

Bu sayede, ilgili idarelerce yapılan farklı farklı uygulamaların önüne geçilmiş olacak, yapı denetim kuruluşları bu konuya daha hassasiyet gösterecekler, vergi alacağı daha iyi şekilde emniyet alınmış olacaktır.

Bu konuya ilişkin olarak; düzenlenen faturalarda, niçin KDV tevkifatı yapılmadığını belirten “Yapı sahibi KDV mükellefi olmadığı için, KDV tevkifatı yapılmamıştır.” şeklinde veya buna benzer bir ibarenin bulunması zorunluluğunun Maliye Bakanlığı tarafından getirilmesi şeklinde bir öneri düşünülebilir.

———-o———-

  • Not 1:
  • Yapı Denetimi Hakkında Kanun, 07.2001 tarih ve 24461 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

^

  • Not 2:
  • Yapı Denetimi Uygulama Usul ve Esasları Yönetmeliği, 08.2001 tarih ve 24491 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

^

  • Not 3:
  • Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği, 02.2008 tarih ve 26778 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

^

  • Not 4:
  • 2010⁄624 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, 07.2010 tarih ve 27640 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

^

  • Not 5:
  • 644 Sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 07.2011 tarih ve 27984 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

^

  • Not 6:
  • 648 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname, 17.08.2011 tarih ve 28028 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

^

  • Not 7:
  • 2011 yılı Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2011 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ, 28.04.2011 tarih ve 27918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

^

  • Not 8:
  • 93 Seri No’lu KDV Genel Tebliği, 01.2005 tarih ve 25705 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

^

  • Not 9:
  • 91 Seri No’lu KDV Genel Tebliği, 02.2004 tarih ve 25387 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

^

  • Not 10:
  • 91 Seri No’lu KDV Genel Tebliği’nin A⁄2 bölümünde KDV tevkifatı yapacak, sorumlu tayin edilen kuruluşlar aşağıdaki gibi belirlenmiştir;
  • Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve bunların teşkil ettikleri birlikler,
  • Döner sermayeli kuruluşlar,
  • Kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,
  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
  • Üniversiteler (vakıf üniversiteleri hariç),
  • Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,
  • Bankalar ve özel finans kurumları,
  • Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri),
  • Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar,
  • Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar,
  • Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,

birbirlerine karşı ifa ettikleri hariç olmak üzere, söz konusu hizmetlerde katma değer vergisi tevkifatı yapmakla zorunludur.

^

  • Not 11:
  • 07.2005 tarih ve 25864 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 95 Seri No’lu KDV Genel Tebliği ile, 01.08.2005 tarihinden itibaren, hisse senetleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına kote edilmiş şirketler, (bunlar yalnızca yapım işleri, temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmetleri, özel güvenlik hizmetleri ile yemek servis hizmetleri’ne ait katma değer vergisini tevkifata tabi tutacaklardır.) 91 Seri No’lu KDV Genel Tebliği’nin A⁄2 bölümüne eklenmek suretiyle, sorumlu kuruluş tayin edilmiştir.

^

  • Not 12:
  • 07.2006 tarih ve 26225 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 99 Seri No’lu KDV Genel Tebliği ile, 14.07.2006 tarihinden itibaren, KDV mükelleflerine verilen yapı denetim hizmetleri de tevkifat kapsamına alınmıştır.

^

  • Not 13:
  • 402 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, 12.2010 tarih ve 27800 sayılı (6.mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

^

  • Not 14:

(14) 23.08.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.10.15.01-KDV-2010⁄107-1262⁄-86 sayılı özelge,

Erişim Adresi: http:⁄⁄www.gib.gov.tr⁄index.php? id=1079&uid=SPgZV2vocZ3y5nW6&type= ozelge, Erişim Tarihi: 21.11.2011.

^

  • Not 15:

(15) 24.08.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.20.15.01-40-MUK-2010-65-251 sayılı özelge,

Erişim Adresi: http:⁄⁄www.gib.gov.tr⁄index.php? id=1079&uid=EIeehEJhvWY9NVBX&type= ozelge, Erişim Tarihi: 21.11.2011.

^

  • Not 16:

(16) 26.08.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.07.16.02-KDV.ÖZG.2011.13-268 sayılı özelge,

Erişim Adresi: http:⁄⁄www.gib.gov.tr⁄index.php? id=1079&uid=zsfKJOFR3Tx5HINM&type= ozelge, Erişim Tarihi: 21.11.2011.

^

  • Not 17:

(17) 27.08.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.9-1450 sayılı özelge,

Erişim Adresi: http:⁄⁄www.gib.gov.tr⁄index.php? id=1079&uid=okg0KXoeHPZzePVI&type= ozelge, Erişim Tarihi: 21.11.2011.

^

admin Ekim 7, 2015 Yorum yapılmamış

Kurumsallaşırsan Ölmezsin!

 

“Marketing Anadolu” dergisinin Mayıs/2014 sayısında, aile şirketlerinin kurumsallaşması için Türkiye’de yapılan uygulamalar aşağıdaki gibi özetlemiştir;

AVRUPA’DA ŞİRKETLERİN % 60’INI, LATİN AMERİKA’DA % 65-90’INI, KUZEY AMERİKA VE ASYA’DA İSE % 95’İNİ AİLE ŞİRKETLERİ OLUŞTURUYOR.

Kurumsallaşma aşamasında genellikle üçüncü jenerasyon kritik görünüyor. O aşamayı geçen şirketlerin kurumsallaşmayı daha fazla başardıkları gözlemleniyor. Bununla birlikte “Birinci kuşak yani dede işi kurar, ikinci kuşak yani baba işi geliştirir, üçüncü kuşak torun da işi batırır.” gibi söylemler de yok değil… Yine de uzmanlar aile şirketlerinin kurumsallaşmasını zorlaştıran unsurlar arasında aile içi çıkar, değer ve ilişkilerinin işe yansıması, değişime kapalı kültür anlayışı, aileden olmayan çalışanlara güvenilmemesi gibi nedenleri gösteriyor. Peki kurumsallaşamayan ve bir süre sonra yok olup giden aile şirketleri, bu gibi sorunlarla nasıl başa çıkmalı? Son yıllarda bunun çözümü için iki tane kavram gündeme geliyor:

– Bunlardan ilki bağımsız denetim kurulu üyeliği… Günlük işlere karışmayan, fakat hissedar ve yatırımcılar adına şirketteki anahtar süreçleri izleyen bu bağımsız üyeler, aile temsilcileri arasında yaşanabilecek görüş ayrılıklarında tarafsız kimlikleriyle çok önemli bir rol üstlenebiliyorlar.

– İkinci kavram ise aile anayasaları… Bunda da aile bireylerinin ortak değerleri, amaçları, yönetim felsefesi, geleceğe yönelik mülkiyet ve yönetim süreçleri konusundaki taahhütlerini içeren uzlaşma metinleri gündeme geliyor ve böylece aile üyeleri tüm hissedarlarına, çalışanlarına, şirketin kurumsal istikrarı ve geleceği yönünden teminat vermiş oluyor.